30 11 2021

İcra ve İflas Kanunundaki Yeni Düzenlemeler Yürürlüğe Girdi

1. 30.11.2021 tarihli ve 31675 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren “İcra Ve İflas Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun” (“Kanun”) getirdiği yenilikler ile birlikte icra daireleri ve mahkemelerin altında bulundukları yoğun iş yükünü hafifletmeyi hedeflemektedir.

2. Kanun’un getirdiği yeniliklerden bir kısmı, özet başlıklar hâlinde işbu yazımızda ele alınmaktadır.

  • “Başmüdür” Görevlendirmesi: İş yoğunluğunun veya personel sayısının fazla olduğu bilhassa büyükşehirlerin merkezlerinde yer alan icra dairelerinde verimli çalışmanın sağlanması amacıyla Adalet Bakanlığı tarafından icra müdürünün yetkilerine sahip bir “icra başmüdürü” görevlendirilmesine imkân sağlanmıştır. Kanunda her ne kadar başmüdürün görev ve sorumluluklarına ilişkin detaya yer verilmemişse de söz konusu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasların yönetmelikle düzenleneceği ifade edilmiştir. ​​​​​​​
  • İcra Daireleri Başkanlığı Kuruluyor: İş yoğunluğunun ve icra dairesinin sayısının fazla olduğu yerlerde, icra dairelerinin gözetim ve denetimlerini yapmak, idari işlerine bakmak ve mevzuatla verilen görevleri yerine getirmek üzere bir veya birden fazla olacak Adalet Bakanlığı tarafından şekilde kurulabilecektir. Söz konusu madde ile birlikte icra dairesi başkanlığının kurulmuş olduğu yerlerde, icra dairelerinin gözetim ve denetimi icra hâkimlerinden alınarak başkanlığa verilmiştir. Başkanlık; yeteri kadar icra başmüdürü, icra müdürü, icra müdür yardımcısı, icra kâtibi ve memur görevlendirilebilecektir. Kanun, bu madde hükmünün iflas daireleri ile iflas dairelerinde çalışan görevliler hakkında da uygulanacağını ifade etmiş olup maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasların yönetmelikle düzenleneceği ifade edilmiştir.
  • İcranın Geri Bırakılması Kararı İcra Mahkemeleri Tarafından Verilecek: İlk derece mahkemelerinin derhal icra edilebilir kararlarına karşı kanun yoluna başvurulması hâlinde icra dosyası borçlusu tarafından icranın geri bırakılması sağlanabilmektedir. Uygulamamızda İcra dosyası borçlusu tarafından gerekli teminatın icra dosyasına yatırılması hâlinde Bölge Adliye Mahkemesi ya da Yargıtay’dan tehiriicra kararı alınabilmektedir. Yeni düzenleme ile birlikte tehiriicra kararının doğrudan icra müdürlüğünün bağlı bulunduğu icra mahkemesi tarafından verileceği düzenlemeye kavuşturulmuştur.
  • Kıymet Takdiri İşlemleri İçin Dosya Bakanlık Listesinde Kayıtlı Bilirkişilere Teslim Edilecek: Uygulamada icra memuru tarafından haczedilen bir malın kıymet takdirini yapmakta ve gerekmesi hâlinde kıymet takdiri için dosyaya bir bilirkişi atanmaktadır. Kanun’un getirdiği düzenleme ile birlikte sicile kayıtlı malın kıymet takdirinin bilirkişilik bölge kurulu listesinde kayıtlı ve bu konuda Adalet Bakanlığınca izin verilen bilirkişilere verilmesi zorunlu kılınmıştır. Aranan şartların mevcut olmaması hâlinde istisnai olarak listede kayıtlı diğer bilirkişilere yaptırılabileceği hüküm altına alınmıştır.
  • Taşınır Satış Müddeti Bir Yıla Çıkarıldı: Yeni getirilen düzenleme ile birlikte öncesinde taşınır mallar için altı ay olan satış talebi süresi taşınmazlarda olduğu gibi bir yıla çıkarılmıştır. Öte yandan taşınır olsun ya da olmasın satış talebiyle birlikte kıymet takdiri ve satış giderlerinin tamamının peşin olarak yatırılması zorunlu kılınmıştır.
  • Satış Öncesinde Alacaklı ve Borçlunun Taksitle Ödeme Hususundaki Anlaşma Metni Damga Vergisinden Muaf Tutulmuştur: 111. madde gereğince taraflar arasında, borcun muntazam taksitlerle ödenmesi taahhüdü veya alacaklı ile borçlunun hacizden önce ya da hacizden sonra borcun taksitlendirilmesi için yapacakları sözleşme nedeniyle icra dairesinde düzenlenecek tutanak damga vergisinden istisna kılınmıştır.
  • Kıymet Takdiri Yapılan Malın Borçlu Tarafından Rızaen Satışı Yetkisi Getirilmiştir: Yeni düzenleme ile birlikte borçlu, kıymet takdirinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde haczedilen malının rızaen satışı için kendisine yetki verilmesini talep edebilecektir. Kıymet takdirinin kesinleşmesi ile birlikte icra müdürlüğü tarafından cebrî satış işlemlerini durdurularak borçluya on beş günlük süre verilecektir. Rızai satışta bedel, malın muhammen kıymetinin yüzde doksanına karşılık gelen miktarı ile o malla güvence altına alınan ve satış isteyenin alacağına rüçhanı olan alacakların toplamından hangisi fazla ise bu miktarı ve ayrıca bu miktara ilave olarak bu aşamaya kadar bu mahcuz için yapılan takip masrafları toplamından az olamayacaktır. Borçluyla anlaşan alıcının belirlenen bedeli birinci fıkra uyarınca borçluya verilen on beş günlük süre içinde dosyaya ödemesi hâlinde satışın onayı ile malın devir ve teslim işlemlerinin yapılmasına karar verilmesi için dosyayı icra mahkemesine gönderecektir. Mahkeme, en geç on gün içinde dosya üzerinden talebin kabulüne veya reddine kesin olarak karar verir. Kabul kararıyla malın mülkiyeti alıcıya geçer ve tüm hacizler kaldırılarak devir ve teslim işlemleri gerçekleştirilir. Ret kararı verilmesi hâlinde yatırdığı bedel alıcıya iade edilecektir. Anılan maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasların yönetmelikle düzenleneceği ifade edilmiştir.

3. İcra ve İflas Kanununa getirilen değişiklikler gerek mevcut uygulamadaki zaman ve iş kaybının azaltılması ve uygulama ile şekillenen işlemlerin hüküm altına alınması noktasında önem arz etmektedir.  

4. Sonuç olarak Kanun’un yayım tarihi itibarı ile yürürlük kazanan değişiklikler icra ve iflas takibi süreçlerine ilişkin son derece kapsamlı yenilikler getirmekte olduğundan herhangi bir hak kaybına mahal verilmemesi adına süreçlerin yeni hükümler doğrultusunda titizle ele alınması elzemdir.

Yasal Uyarı: İşbu yazı güncel yasal mevzuat hakkında sadece bilgi vermek amacıyla hazırlanmış olup hukuki görüş, tavsiye veya yönlendirme değildir. İşbu yazı kapsamındaki tüm hususlarda işin ve işletmenin özelinde hukuki danışmanlık alınmalıdır.

Diğer Yayımlar